Lazer Epilasyon Hakkında Bilmediğiniz 10 Önemli Madde

Eğer vücudunuzdaki istenmeyen tüyleri jilet ve ağda ile almaktan sıkıldıysanız, lazer epilasyon tedavisini düşünmeye başlayabilirsiniz. Lazer epilasyon, halen kullanılmakta olan tüm tedaviler arasında en hızlı ve kalıcı çözümü sunan tedavi yöntemidir ve jilet, ağda gibi uygulamalara göre çok daha etkilidir. İğneli epilasyon da kullanılan bir başka başarılı yöntem olsa da, her tüy için ayrı ayrı işlem yapılması zorunluluğu sebebi ile, hem acı veren hem de yara izi oluşturabilen bir yöntemdir.

Eğer biraz aklınıza yatmaya başladıysa, dilerseniz gelin şu ana kadar duymamış olma ihtimaliniz olan 10 önemli detayı size aktaralım.

discovercolumbuscounty lazer epilasyon hakkinda bilmediginiz 10 onemli madde cilt renk tipleri

  1. İstenmeyen tüyler için lazer epilasyon tedavisi hem cilt tipine ve tüy tipine uygundur. En iyi sonuçlar ise açık renk cilt ve koyu renk tüylere sahip kişilerde gözlenmektedir. Bu tedavi, pigmentli dokulara uygulanabildiğinden, kızıl, beyaz, sarı ve gri tüylerde uygulanması zordur.
  2. En çok uygulama yapılan bölgeler dudak üstü, kollar, kol altları, bikini bölgesi, bacaklar, göğüs ve sırttır. Lazer epilasyon tedavisi, vücudun büyük bölgelerinde, küçük bölgelere göre hem daha çok zaman alır hem de daha masraflıdır.
  3. Tedavi uygulanacak bölgeye, cilt rengine ve tüy rengine göre değişmekle beraber, lazer epilasyon tedavisinin 100% başarılı olabilmesi için toplamda 6-8 seansa katılmanız gerekmektedir.
  4. Lazer epilasyon tedavisinin bazı yan etkileri mevcuttur. En bilineni, birkaç dakika veya saat için, tedavi uygulanan bölgenin şişmesidir. Bazı durumlarda cildin renginin açılması yada koyulaşması da görülebilmektedir. Yara izi oluşması gibi etkilerin görülmesi ise çok nadirdir. Bu gibi yan etkilerle karşılaşmamak için doğru kliniğin seçilmesi ve tedavinin doğru cihaz ayarlarında yapılması çok önemlidir. Yazının devamı için: Lazer Epilasyon Nedir, Nasıl Yapılır, Riskleri Var mı?
  5. Klinikten randevu almadan önce mutlaka biraz araştırma yapmanızı öneririz. Kliniğin bakanlık onaylı olduğundan ve sektörde deneyimli olduğundan emin olunuz! En ucuz fiyat veren klinik, bu işi doğru yapabilecek anlamına gelmemektedir. Bu tarz klinikler bazı özel internet sitelerinde ve dergi/gazetelerde reklam vermektedir. Buralardan onlara ulaşabilirsiniz. (Sizin için bir tanesini biz önerelim, Lazerogami.com sitesine girip buradan şehrinizdeki en iyi kliniklere ulaşabilirsiniz ve kullanıcıların yorumlarını okuyabilirsiniz. Bunun için buraya tıklayın: lazer epilasyon tedavi fiyatları)
  6. Merkezden randevu aldığınızda 30-45 dakikalık bir ön görüşme yapılacaktır sizinle ve burada aklınıza takılan tüm soruları onlara yöneltebilirsiniz. Aynı zamanda bir test seansı da yapılabilir. Bu şekilde cildiniz ve tüy tipiniz için en doğru lazer ayarı bulunabilir.
  7. Lazer epilason tedavisi öncesinde, uzman doktorun tavsiyelerine uyduğunuzdan emin olmalısınız. Bu tavsiyeler, tedaviden birkaç hafta öncesine kadar güneşlenmemeniz, ağda kullanmamış olmanız gibi olacaktır.
  8. Lazer epilasyon teknolojisi, lazer enerjisinin cildin altındaki tüy köklerine ulaşmasını ve burada ısı açığa çıkarmasını içermektedir. Açığa çıkan ısı tüy kökünü parçalar ve büyümesini engeller. Yeni teknolojilerde, cihazda aynı zamanda bir soğutma mekanizması da vardır ve bu kullanılarak cildinizde rahatsızlık hissetmenizin önüne geçilir. Genelde ancak birkaç seans sonrasında tüylerinizin gözle görülür oranda azaldığını farkedersiniz. Seanslar, ortalama olarak 15 dakika ile 1 saat arasında değişecek sürelerde yapılır ve bu, tedavi uygulanan bölgeye göre değişim göstermektedir.
  9. Lazer epilasyon tedavisi süresince, tedavi uygulancak bölge temizlenir ve öyle başlanır. Çoğu kişi tedavi sırasında çok az acı hissetiğini belirtmiştir. Tedaviden hemen sonra ayrıca soğutma ve nemlendirici tedavi uygulanabilir.
  10. Lazer epilasyon hem hızlı bir tedavidir hem de tedaviden hemen sonra bile makyaj yapabilirsiniz cildinize. Sadece buhar banyosu, sauna gibi alanlarda çok zaman geçirilmemesi lazımdır tedaviden hemen sonra. Bununla beraber, birkaç hafta için güneşten de uzak durulması gereklidir. Tedaviden birkaç gün sonra tüylerin uzadığını görebilirsiniz ama aslında bu, ölen köklerden kalan tüylerdir ve bu tüyler zamanla dökülecektir.

Diyette Kandırmak Kavramı Yoktur

Doğru veya yanlış yemek yemek diye birşey yoktur. Sağlıklı beslenme tamamen motivasyon, denge ve esneklikle açıklanabilir. Bazı zamanlarda yağlı bir yemek yiyecek yada doymanıza rağmen daha da çok yemek isteyeceksiniz. Yada bazen çok yoğun olacaksınız ve egzersizi kaçıracaksınız. Bu olacaktır, ve çok normaldir. Ama önemli olan nokta, bunların sizi alaşağı etmesine izin vermemeniz ve yeni sağlıklı yaşamınızı sekteye uğratmamasını sağlamanızdır.

Eğer genelde insanların düşündüğü gibi düşünüyorsanız, diyet süresince yapacağınız ara sıra kaçamaklar yada uğrayacağınız sekmeler sonrasında kendinizi suçlu hissedeceksiniz. Yaptığınız onca zor çalışmanın boşa gittiğini düşüneceksiniz ve kendinize şöyle diyeceksiniz: “diyeti mahvettim bugün! Oysa harika gidiyordum. Neyse, artık bu hafta sonunu istediğim gibi yaşayığ pazartesinden itibaren tekrar kaldığım yerden devam ederim.” Yada daha da kötüsü olabilir ve: “tekrar başlamak ve başarılı olmak için yeterli motivasyonum artık yok. Buraya kadar!” diyebilirsiniz. Yenilmiş hisseden çoğu kişi sağlıklı yaşamı bırakır ve eski rutinine geri döner. Bu tarz bir senaryo oldukça olasıdır.

Hepsi veya hiçbiri mantığı, çoğu kişinin çok az başarılı olmasının asıl sebebidir. Güzel hazırlanmış bir diyet ve zayıflama programı güzeldir, uymak da rahattır ama buna 100% uymanızın da imkansız olduğunu ve daha rahat olmanız gerektiğini söylemek isteriz. Uzun vadede, 100% programa uymanızı beklemek hiç de mantıklı olmazdı ve gerçek dışı olurdu. Eğer tek bir öğün bile uyamazsanız çok kötü hessedecek ve yenilmiş hissedecekseniz, bizce hiç başlamayın daha iyi. Hayat, birçok plansız engelle dolu. Yapacağınız en iyi şey, bunlar için hazırlıklı olmak ve ne olursa olsun pozitif tutumunuzu korumak olacaktır.

Sağlıklı yaşamınıza başladığınız günden itibaren, arada egzersiz ve diyet programınızın dışına çıkacağınız, ve bu yaşama uyamadığınız günlerin olacağını bilmek, buna hazırlıklı olmak çok önemlidir. Başlamadan önce, hayatınızda ne olursa olsun, sağlıklı yaşam felsefesini devam ettireceğinize dair kendinize söz vermelisiniz ve bu tutumunuzu hayat boyu sürdürmelisiniz. Her zaman kendinize güvenmeniz, suçlu hissetmemeniz bu süreçte çok önemli. Unutmayın ki bazı günler egzersizi atlamanız da, diyet programınızı bozup yağlı (ve tabii ki lezzetli) yemekler tüketmeniz de normal olacak. Yapmanız gereken, bu anlardan hemen sonra sağlıklı yaşamınıza kaldığınız yerden ara vermeden devam etmek. Sakın suçluluk duygusunun, güven kaybının sizi ve yeni hayat stilinizi durdurmasına izin vermeyin. Zaten zamanla, sağlıklı beslenmeye ve egzersize alışacaksınız ve programiçin değil, kendi istediğiniz için bu şekilde yaşamaya başlayacaksınız. Örneğin spora gitmek sizin için zevk olurken, sağlıklı beslenmek lezzetli gelecek.

Bu yaklaşımda da kandırmak diye birşey yoktur. Kendimizi kandırdığımızı düşündüğümüz anlarda, aslında kendimize ceza veririz ve pişmanlık, yenilmişlik ve hayal kırıklığına uğramış hissederiz. “Kandırmak” duygusunu, “kısa süreliğine sağlıklı yaşamdan uzak kalmak” olarak pozitif yönde değiştirmemiz önemli. Eğer her küçük değişimi yenilgi olarak kabul ederseniz, bu yolda uzun süre yürüyemeyeceğinizi söyleyebiliriz.

Neden Diyet İşe Yaramayabilir?

Egzersizin 20 Faydası

İnternette birçok alanda, diyet kitaplarında ve ünlü doktorların söyleşilerinde size hep egzersiz yapmanız gerektiği anlatılıyor. Peki gerçekten de neden egzersiz bu kadar önemli? Detayları sizin içi araştırdık ve 20 maddede topladık!

  • Metabolizmanızı hızlandırır ve böylelikle günde daha çok kalori yakarsınız.
  • Ayrobik aktivitenizi arttırır, böylelikle daha az enerji ihtiyacı duyarak günlük aktivitelerinizi tamamlarsınız. Fit bir insana, gün içerisinde daha çok işi gün sonunda daha çok enerjisi kalacak şekilde bir güç verir.
  • Sıkı ve güçlü kas yapısına sahip olmanızı sağlar. Egzersiz aynı zamanda kaslarınızın dayanıklılığını da arttırır.
  • Yağların parçalanmasını ve kullanılmasını arttırır.
  • HDL yani iyi kolestrol seviyesini arttırır.
  • Kalbindaha güçlü çalışmasını, böylelikle de daha verimli çalışmasını sağlar.
  • Kandaki hemoglobin karışımını arttırır. Hemoglobin, kırmızı kan hücreleridir ve ciğerlerden vücudun diğer bölgelerine oksijen taşırlar.
  • Kanın pıhtılaşmasını engeller çünkü bu oluşabilecek pıhtılar, ileride kalp rahatsızlıklarına yol açabilir.
  • Kemiklerinizi güçlendirir

dcc-egzersizin-20-faydasi-2

  • Hem kalpte hem de diğer kaslarda yeni kan damarlarının gelişmesini sağlar.
  • Kalbe kan taşıyan kanalları genişletir.
  • Kandaki yağ hücreleri oranını düşürür.
  • Kan şekerinin kontrolünü güçlendirir
  • Uyku düzenini kuvvetlendirir
  • Sindirim sisteminin verimini arttırır.
  • Eklemlerdeki kıkırdakların kalınlığını arttırır ve eklemleri korur
  • Kadınların endometriozis yaşama riskini 50% azaltır
  • Cilde daha çok kan taşınmasını sağlar ve cildiniz daha canlı, parlak ve sağlıklı gözükür.
  • Tüm bu fiziksel artılarının yanında, egzersizi sizi HARİKA hissettirir